Bulgari’de İkonik Bir Hamle

Bulgari, köklü mücevher mirasını bu kez aksesuar dünyasına taşıyor. Markanın deri ürünleri ve aksesuarlar alanındaki ilk kreatif direktörü Mary Katrantzou’nun imzasını taşıyan yeni Icons minaudière koleksiyonu, evin arşivlerinden ilham alan beş sınırlı üretim parçadan oluşuyor. Her biri iki farklı boyutta tasarlanan bu özel çantalar, Bulgari’nin tarih boyunca simgeleşmiş mücevher kodlarını çağdaş bir yorumla yeniden sahneye çıkarıyor.

Katrantzou, göreve gelmesinin hemen ardından Bulgari arşivlerine derinlemesine dalarak markanın 1884’te Sotirio Bulgari tarafından atılan temellerine uzanan zengin mirasını incelemiş. Bu araştırma süreci, ikonik mücevher formlarını fonksiyonel ama aynı zamanda mücevher kadar değerli objelere dönüştürme fikrini doğurmuş. Sonuçta ortaya; Monete, Serpenti, Tubogas, Divas’ Dream ve Bulgari Bulgari gibi imza motifleri taşıyan heykelsi minaudière’ler çıkmış.

Ametist, kaplan gözü ve malakit gibi değerli taşlarla süslenen her bir tasarım, aynı zamanda ilhamını ikonik bir kadından alıyor. Isabella Rossellini, Chimamanda Ngozi Adichie, Linda Evangelista, Kim Ji-won ve Sumayya Vally… Katrantzou bu kadınlardan yaratıcılık, gelenek ve yaşam deneyimleri üzerine kişisel metinler kaleme almalarını istemiş. Bu yazılar ise koleksiyona özel olarak hazırlanan, çantaların içine sığacak boyuttaki minik kitaplar halinde sunuluyor.

Isabella Rossellini, metninde 60’lı yaşlarında hayvan davranışları ve doğa koruma üzerine yüksek lisans yapma kararını anlatırken, “ikon” olmanın bir meslek değil, zamanla atfedilen bir kimlik olduğunu vurguluyor. Ona göre asıl değer, tek bir alana sıkışmadan, hayatın farklı yollarında cesaretle ilerleyebilmekte.

Icons koleksiyonu Katrantzou için yalnızca geçmişe bir saygı duruşu değil; aynı zamanda bilginin ve kültürel mirasın taşınabildiği yeni bir form önerisi. Tasarımcı, bu çantaları “kültürün taşıyıcıları” olarak tanımlıyor. Hatta bilinçli bir tercih olarak, modellerin hiçbiri bir cep telefonunu alacak büyüklükte değil. Katrantzou’ya göre bu bile başlı başına bir mesaj: teknolojiye ara verip, objenin ve hikâyenin kendisiyle baş başa kalmak.