Alexi Lubomirski, Çiçeklerin Son Anlarını Sanata Dönüştürüyor
Moda ve portre fotoğrafçılığıyla tanınan Alexi Lubomirski, yeni projesi Natura Sacra ile bu kez objektifini çiçeklere çeviriyor. Ancak sanatçının ilgisini çeken an, çiçeklerin en canlı hâli değil; aksine, ömürlerinin sonuna yaklaştıkları, solup kurudukları o sessiz ve dramatik evre. Lubomirski, bu geçici güzelliği kalıcı kılarak doğayla olan bağımızı yeniden hatırlatmayı amaçlıyor.
Prens Harry ve Meghan Markle’ın nişan ve düğün fotoğraflarını çeken resmi fotoğrafçı olarak da bilinen Lubomirski, yıllar boyunca Taylor Swift’ten Jennifer Aniston’a kadar pek çok ünlü ismi Harper’s Bazaar için görüntüledi. Natura Sacra serisinde ise alışıldık estetik anlayışını bir kenara bırakarak, çiçeklerin kuruma sürecindeki detaylara odaklanıyor. Yaprak damarlarından taç yaprakların dokusuna kadar her ayrıntı, doğanın gözden kaçan ruhsal gücünü ortaya koyan birer sembole dönüşüyor.

Sanatçının bu projeye yönelmesi oldukça kişisel bir sürece dayanıyor. Eşinin eve getirdiği güller ve şakayıkları vazoda izlerken, suyun çekilmesiyle çiçeklerin adeta donmuş bir “son duruşa” büründüğünü fark eden Lubomirski, tam da bu aşamada onların çok daha etkileyici göründüğünü söylüyor. Çiçeklere hiçbir fiziksel müdahalede bulunmadan fotoğraflarını çeken sanatçı, ardından dijital ortamda görüntüleri döndürerek ve yansıtarak yeni formlar yaratıyor.
Ortaya çıkan eserler, çiçekleri neredeyse heykelsi yapılara dönüştürüyor. Simetrinin etkisiyle taç yapraklar törensel maskeleri, böcek kanatlarını ya da gölgeler arasından beliren yüzleri andırıyor. Lubomirski’ye göre bu görüntüler, geçmişte insanların doğada gördüğü gizli işaretleri ve anlamları hatırlatıyor. Natura Sacra, sıradan bir çiçeğe bakışımızı sorgularken, bizi doğanın kadim sembollerle dolu dünyasına yeniden bağlamayı hedefliyor.





