Maison Margiela’dan Dubai’de Yaşamı Yeniden Tanımlayan Rezidanslar

Maison Margiela, modayı hiçbir zaman yalnızca giysilerle sınırlı görmedi. Marka için mimari de en az kumaş kadar güçlü bir anlatım aracı; mekânlar, tıpkı tasarımlar gibi sökülüp yeniden kurgulanıyor, alışıldık lüks algısı bilinçli olarak ters yüz ediliyor. Paris’te 19. yüzyıldan kalma bir konutun La Maison Champs-Élysées’e dönüştürülmesinden, Milano Tasarım Haftası’ndaki atmosferik yerleştirmelere kadar Margiela, yıllar içinde kendine özgü bir mimari dil inşa etti. Şimdi bu yaklaşım, markanın ilk konut projesi olan Maison Margiela Residences Dubai ile en saf hâlini buluyor.

Palm Jumeirah’da, Alta Real Estate Development iş birliğiyle hayata geçirilen proje, 25 özel rezidanstan oluşuyor. Sürekli değişen silüetiyle bilinen Dubai’de konumlanan bu yapı, kentin yeniden icat etme ruhuyla Margiela’nın deneysel kimliğini ortak bir noktada buluşturuyor. İtalyan mimar Carlo Colombo ile birlikte tasarlanan rezidanslar, gösterişli bir zenginlik anlayışından çok, bilinçli bir sadelik ve incelik hissi sunuyor. Traverten yüzeyler, optik beyaz reçine detaylar ve mimarinin içine eriyormuş gibi görünen mobilyalar, Margiela’nın “kusurlu” mükemmelliğini mekâna taşıyor.

Bu proje yalnızca estetik bir vitrin olmanın ötesinde, gerçekten yaşamak üzere tasarlanmış bir alan sunuyor. Sanat galerisi, kütüphane, spor stüdyoları, spa, sonsuzluk havuzu ve sanat ile misafirperverlik arasındaki sınırları bulanıklaştıran Residents Lounge, rezidansların yaşam odaklı yaklaşımını güçlendiriyor. Her alan, Maison Margiela’nın otuz yılı aşkın süredir sürdürdüğü sessiz ama kararlı karşı duruşu hissettiriyor.

OTB Group Yönetim Kurulu Başkanı Renzo Rosso’ya göre bu proje, markanın uzun yıllara dayanan mirasının doğal bir uzantısı. Alta Real Estate’in Genel Müdürü Abdulla Al Tayer ise Maison Margiela Residences’ı lüks ve yaşam tarzı kavramlarını yeniden tanımlayan cesur bir vizyon olarak tanımlıyor. Dubai’de geleceği yüksek sesle anlatan pek çok yapı arasında Margiela’nın bu rezidansları farklı bir yerde duruyor: Dikkat çekmek için bağırmıyor, fısıldıyor. Ve tam da bu yüzden, ne anlattığını bilenler için çok daha güçlü bir etki bırakıyor.