Gerçek Malzemeler, Gerçek Lüks: Casa Lavanda ve The Barn’ın Yeni Nesil Gastronomi Yaklaşımı
Gastronomi dünyasında lüks kavramı hızla değişiyor. Parıltılı tabaklar ve gösterişli sunumların yerini, toprağa yakın, etik ve sade bir anlayış alıyor. Genç şefler, gerçek lüksün nadir bulunan ama özüne sadık malzemelerde saklı olduğuna inanıyor. İstanbul’dan sadece bir adım uzaklıktaki Casa Lavanda ve The Barn, bu dönüşümün en güçlü temsilcileri arasında yer alıyor. Her iki mekân da sürdürülebilirlik, sıfır atık ve yerel üreticiyle birebir ilişkiyi merkeze alan bir “yeni lüks” tanımı sunuyor.
Casa Lavanda, Şile’nin yeşillikleri arasında büyüyen bir aile işletmesi. Emre Şen’in mutfağı, otelin geniş bahçelerinde yetişen sebzelerden, aromatik bitkilerden ve bölgedeki üreticilerden gelen malzemelerden güç alıyor. Şefin yıllarca Piedmont mutfağında çalışmış olması, özellikle trüf mantarı ve el yapımı agnolotti gibi imza tatlara yansıyor. Bölgenin doğal mantar çeşitleri ve trüfün rafine kullanımı, burayı mantar tutkunları için özel bir adres haline getiriyor. Taş binanın içindeki sade ama sıcak atmosfer, Michelin yıldızını alan mutfağın felsefesiyle örtüşüyor: Gösterişsiz ama derinlikli bir lüks.

Silivri’deki The Barn ise bir bağ evinin kalbinde doğan, gerçek anlamıyla “çiftlikten masaya” bir mutfak. Danimarka’daki Michelin restoranlarında çalışırken sıfır atık mutfak tekniklerine odaklanan Şef Buğra Özdemir, bu deneyimi yerel ürünlerle harmanlıyor. Yazın yüzde 80’e, kışın ise yüzde 60’a varan oranda kendi toprağından beslenen mutfak; sade, temiz ve teknik açıdan güçlü tabaklar sunuyor. Fermente ürünler, şefin imzası niteliğinde. Bağların her yıl ürettiği küçük hacimli Cabernet Sauvignon ve Merlot şarapları ise yalnızca restoranda servis ediliyor, dışarıda satılmıyor.

Casa Lavanda ve The Barn’ın ortak noktası, lüksü yeniden tarif etmeleri: Malzemeye saygı, doğayla bağ, üreticiyi tanıma isteği ve tabakta gereksiz hiçbir şeyin olmaması. İstanbul’un hemen yakınında, bu iki mekân misafirlerini “gerçek ve sürdürülebilir lüksün” nasıl hissettirdiğini deneyimlemeye davet ediyor.





